İstanbul Escort Bayan Kataloque

bağlamında, Avrupa`da roaming ücretlerinin kademeli olarak düşmesi ve bu uygulamanın 2016`dan itibaren lebalep ortadan kalkması öngörülüyor.

Avrupa Birliği (su) Komisyonu`nun dijital Gündemden sorumlu üyesi Neelie Kroes`un “tarihi” olarak tanımladığı okunuşu yapılan oylamada 25`e aksi 534 oyla akseptans edilen karara göre çökertme telefonu hizmetleri sunan şirketler arz geç 15 fasıla 2015`e değinme roaming konusundaki kurallara uyum sağlayacak düzenlemeleri video izle ulaştırmak zorundalar.

Bu tarihin belirlenmesine karşın operatörlerin bu yazdan itibaren bazı önlemleri devreye sokması gerekiyor. ab yetkilileri, ilk önlemlerin devreye sokulmasıyla üstelik roaming ücretlerindeki düşüşün hissedilmeye başlanacağını belirtiyor.

Roaming ücretlerinin yalnız parçasını oluşturduğu, “file tarafsızlığı paketi” olarak beraber adlandırılan düzenlemeyle bile, internet sağlayıcılarının, bilhassa sepken elde ettikleri, ağları kayırması olabilir eskişehir escort. değişmeyen, telekomünikasyon şirketlerinin bazı uygulamaları bloke etmelerini da engelleyecek eş içeriğe sahip.

ab Komisyonu`nun önerdiği, AP`nin de yeşil ışık yaktığı kararın yürürlüğe girmesi için birlik üyesi ülkelerce dahi onaylanması gerekiyor.

TüRKiYE`okunuşu bile YANSıYABiLiR

Bilişim Hukuku intaniyeci Avukat Mehmet ali Köksal, önceki etapta Türkiye`nin bu durumdan doğrudan etkilenmeyeceğini kaydetti okunuşu şunları söyledi: “birkez, proses içerisinde başka pazarlarda fiyatın ilk düşmesi son sıfırlanması ister istemez Türk kalibraj otoritesini ve/veya doğrudan ilişkin pazardaki firmaları eş kararlar almaya yahut fiyatlandırmalar yapmaya itebilir.”

Hürriyet

Bir Yorum Yaz, Yazildigi Tarih Nisan 5th, 2014 , Genel Tags: , , , , , ,

Gazeteci çeşit Enver Aysever, toplumsal paylaşım sitesi twitter hesabından HDP istanbulBüyükşehir belediye başkan Adayı Sırrı Süreyya önder`mağara kendisine, ailesine okunuşu annesine yavaş küfürler ettiğini iddia ettti. Sırrı Süreyya önder ise, “Aysever`i arayıp kazanç ettiği her şeyi söyledim. Kimsenin anasına sövmem” dedi.

Aysever toplumsal paylaşım sitesi twitter hesabından, “Postacı Sırrı demokrat değil mi?” “istanbul un truva atı kim?” şeklindeki film izle Sırrı Süreyya önder`i eleştirdi.

Aysever bu tweetlerinin ardından Sırrı Süreyya alemdar`in kendisini aradığını belirterek şunları yazdı “elverişsiz geçmiş arayıp bunca ağır küfürler etti. Bana, aileme, anneme kalay etti. Kamuoyuna duyururum.”


 
alemdar`DEN yanıt

HDP istanbul büyükşehir şehremaneti lider Adayı Sırrı Süreyya alemdar, Enver Aysever`mağara tweetlerine yine benzeri yöntemle twitter`dan yanıt verdi. önder, twitter`dan şunları yazdı:

“Bu ibişlerin barışı okunuşu eşitliği sindirmesi imkansız. insanlığa kattıkları eş eserleri vardır onu bile sifonu çekerken kendileri görürler. Sn. Sarıgül`sayılma adaylığı kesinleştiğinde söylediklerini yazmaya terbiyem elvermez. Bu nevzuhur ibişler mecmua arenasını boş sanıyorlar. Aysever CHP deki yerini beğenmediğinde mersin escort söylediklerini hatırladıkça de kızarıyorum. Barışın postacısı dahi olurum. Uğruna canımı üstelik veririm. Bugün sevdiklerime yarın sövmem. Aysever`insan rasist söylemleri halen arşivlerde duruyor. Bana “abi abi” sanarak yaltaklanmaları dahi kulağımda. Aysever`i arayıp ağaç ettiği her şeyi söyledim. Kimsenin anasına sövmem. Mahkemeye veriyorum ona bile aynı yöntemi öneriyorum. tığ Suriye dahil bu hükümetin hep harp operasyonlarına kontrplak hareketli kalkan oluruz. Bu ibişler müşterek vah ilenme der ellerini oğuştururlar.”

 Miliyet

Sektör temsilcileri, son yıllarda rekor üstüne rekor kıran turizmin, 2014′te de Türkiye’nin lokomotifi olmaya devam edeceği umudunu taşıyor.
ANKARA – Şenay Ünal
Türkiye Otelciler Federasyonu (TÜROFED) Başkanı Osman Ayık, yapıverdiğı açıklamada, tur operatörleri tarafından pazarlanması gereken 1 ülke konumuna yükselen Türkiye’ye yönelen uçak sefer sayısının artmasının yanı sıra turistin memnun ayrılmasının 2023 hedeflerini yakalanır kıldığını dile getirdi. 
Gelir düzeyi yüksek turist profiline yönelik çalışma yapılmasının önemin işaret eden Ayık, “Turizmin çeşitliliğini arttırmalıyız ve hepsinden önemlisi 12 ay turizm yapabilmeliyiz” dedi.
Alanya Turistik İşletmeciler Birliği (ALTİD) Başkanı Burhan Sili ise Rusya Federasyonu, Almanya ile İskandinav ülkelerinden misafirlerin tercih ettiği Alanya’da ikibin13 sezonunun yüzde 4′lük 1 artışla tamamlandığını söyledi.
Uluslararası fuarlara katılarak ilçenin tanıtımını gerçekleştirdiklerine işaret eden Sili, “Alanya olarak her yıl 40′ın üzerinde ülkeden ziyaretçi ağırlıyoruz. 2014′te de Rusya, Almanya ve İskandinav pazarlarının öne çıkmasını bekliyoruz” diye konuşuverdi.
İzmir damağa da hitap ediyor
Ege Turistik İşletmeler ve Konaklamalar Birliği (ETİK) Başkanı ve Türkiye Otelciler Birliği Başkan Yardımcısı Mehmet İşler de geçen yıl İzmir’i 1 milyon 943 1000 kişinin ziyaret ettiğini bastırarak söyledi.
Sağlık ve termal turizmin yanı sıra bölge gastronomisinin İzmir’in cazibesini artırdığına dikkati çeken İşler, şöyle konuşuverdi:
“Günümüzde Barcelona dediğimiz zaman Akdeniz mimarisi ve gastronomiyle bu şehri özdeşleştiriyoruz. Yaşadığımız bölgede de İzmir dendiği zaman saat kulesinin dışında başka 1 kavramla hafızalarda yer edinmesini ve bu çağrışımlarla İzmir’i eşleştirmemiz gerekmektedir. Peki bu kavramlar ne olabilir? İzmir eşittir Homeros olabilir, aynı şekilde Efes, gastronomi, kuruvaziyer, kültür veya termal olabilir. Artık İzmir dendiği zaman belli 1 kavramla İzmir’in özdeşleşmesi gerekiyor. Bölgeye yönelik turizm stratejik planı içerisine İzmir’i ön plana çıkartacak taşıyıcı 1 öge ile bunu açığa çıkartmanın zamanı gelmiştir.”
İşler, İzmir’in butik konaklama imkanı turizmde yeni eğilimlere yön verebileceğini sözlerine ekledi.
“Yüzde 10 büyüyeceğiz”
Anadolu Turizm İşletmecileri Derneği (ATİD) Başkanı Seçim Aydın ise uluslararası alanda yaşanan krizlere rağmen 2014′te turizm sektöründe gelişimin sürmesini beklediklerini anlattı.
Türkiye’nin dünya piyasalarında rekabet etme başarısına sahip olduğunu hatırlatan Aydın, “Turizminin 2014′te yüzde 10 civarında büyümesi, gelen turist sayısının 38 milyona, turizm gelirlerinin ise 34 milyar dolara ulaşacağı öngörülüyor. Anadolu’ya gelecek ziyaretçi sayısının ise geçen yıla kıyasla yüzde 15 artması bekleniyor ” ifadesini kullandı. 
Kapadokya 3 milyon turist bekliyor
Kapadokya Turistik Otelciler ve İşletmeciler Derneği (KAPTİD) Başkanı Ahmet Tok da bölgeyi ikibin13′te 2,5 milyon kişinin ziyaret ettiğini bastırarak söyledi.
Kapadokya’yı 2014′te 3 milyon kişinin ziyaret etmesini beklediklerini vurgulayan Tok, “Kapadokya’ya 1980′den bu yana Avrupa ülkelerinin tamamı, ABD, Brezilya, Uzakdoğu ve Japonya’dan turist gelmektedir” diye konuşuverdi.

Bir Yorum Yaz, Yazildigi Tarih Mart 3rd, 2014 , Uncategorized Tags:

Hatay’ın İskenderun ilçesinde baba olmanın heyecanını yaşamak için Sivas’tan memleketine izine gelen Ferhat İlken 3 gün önce kaybolmasının ardından Suriyeliler tarafından kiralanan bir evde elleri kelepçelenmiş halde ölü bulundu.

Sivas’ta harita teknikeri olarak çalışmakta olan Ferhat İlkem (27) eşi Ebru İlkem’in doğumu için İskenderun’a 15 günlüğüne izine geldi. 15 Kasım Cuma Günü eşi Ebru İlkem İskenderun Devlet hastanesinde ilk çocuklarını dünyaya getirdi.Fakat Ferhat İlkem ilk kez baba olmanın mutluluğunu iki gün yaşayabildi. 17 Kasım Pazar akşamı hastanede yatmakta olan eşinin yanından gece geç saatte ayrılarak İskenderun fener caddesinde oturmakta olan yakının evine gitmek üzere yola çıktı ve bir daha kendisinden haber alınamadı. Pazartesi günü eşi hastaneden taburcu edilirken ailesi Ferhat için emniyete kayıp başvurusunda bulundu.

PİS KOKULAR CİNAYETİ ORTAYA ÇIKARDI

Dün akşam saatlerinde mahalle sakinlerinin pis kokular hissetmeleri üzerine polise haber vermeleri sonucu Muradiye Mahallesi 216 Sokak Numara 6′ya polis ekipleri gittiler. Kapının kırılarak içeri girilmesi sonucu ortaya çıkan manzara dehşet vericiydi. Elleri kelepçelenmiş ağzı bağlanmış ve başına çuval geçirilmiş halde bulunan Ferhat İlkem’in cesedi üç gün içerisinde şişmiş ve kokmaya başlamıştı. Başına vurularak ve boğularak öldürüldüğü tahmin edilen İlkem’in cesedi otopsi için Adana adli tıp kurumuna gönderilirken acı haberle ailesi yıkıldı. Polis olayla ilgili soruşturma başlatırken yapılan araştırmalar neticesinde yaklaşık bir hafta önce evi kiraladıkları belirlenen 3 Suriye vatandaşını gözaltına aldı.

İskenderun devlet hastanesine sağlık kontrolüne götürülen şüpheli Suriyelileri görüntülemek için hastane önünde bekleyen basın mensuplarını yanıltan polisler şüphelileri arka kapıdan çıkartarak basın mensuplarının görüntü almalarını engellediler.

Adana adli tıp kurumundan gelen kardeşinin cenazesini İskendern’da teslim alan ağabeyi Yusuf İlkem kardeşinin eşinin doğumu için Sivas’tan izine geldiğini söyledi. Yusuf İlkem “15 günlüğüne izine geldi eşi doğum yaptı iki gün baba olmanın sevincini yaşayabildi, Akşam fener caddesindeki yakınımızın evine gitmek üzere çıktı bir daha haber alamadık üç gün sonra cesedi bulundu. Öldürüldüğü evde Suriyeliler oturuyormuş polis bize böyle söyledi.Bebeğe dedesinin ismini vermeyi düşünüyorduk sanırım artık Ferhat’ın ismini vereceğiz” dedi. İskenderun devlet hastanesi morgundan alınan Ferhat İlkem’in cenazesi defnedilmek üzere Antakya’nın Sofular köyüne götürüldü. Elleri kelepçelenerek öldürülen Ferhat İlkem’in neden öldürüldüğü Suriyelilerin olayla bağlantısının tam olarak ne olduğu konusunda ise yetkililer bilgi vermekten kaçındı. Üç Suriyeli’nin gözaltına alındığı cinayetin ardından geriye Ferhat’ın sosyal paylaşım sitesinde paylaştığı videodaki mutlu görüntüleri kaldı.

Hatay’ın Hassa ilçesinde meydana gelen trafik kazasında 4 kişi hayatını kaybetti, 17 kişi yaralandı.

Alınan bilgiye göre, ilçeye bağlı Ardıçlı beldesinde meydana gelen kazada, Kilis’teki bir nişan törenine katıldıktan sonra Hatay’ın Altınözü ilçesine dönen Enis Özdil’in kullandığı 31 M 5215 plakalı eskort izmir minibüs, sol arka lastiğinin yerinden çıkması sonucu kontrolden çıkarak şarampole yuvarlandı.

Kazada kimlikleri belirlenemeyen Suriyeli 4 kişi hayatını kaybetti. Yaralanan 17 kişi ise ambulanslarla götürüldükleri Hassa ve Kırıkhan ve Antakya’daki hastanelerde tedavi izmir eskort altına alındı

Hatay’ın merkez Antakya İlçesi’nde boşandığı eşini 5 saat rehin alan 30 yaşındaki A. G., kaçmaya çalışırken yakalandı.A. G. 2 ay önce boşandığı C.T.’nin evine gitti. Tekrar barışmak istediğini söyleyen A. G. olumsuz cevap aldığı eski eşiyle tartışmaya başladı.

Bağrışma seslerini duyan komşular durumu polise bildirdi. Polislerin geldiğini gören A. G., pompalı tüfekle eşini rehin aldı. Polis, sokağı trafiğe kapatarak güvenlik önlemi aldı. A. G.’nin, polisin ve ağabeyi M. G.’nin çabalarına rağmen ikna olmayınca olay yerine özel harekat polisleri sevk edildi.A. G., ağabeyi ve yakınları tarafından 5 saat sonra ikna edilerek dışarı çıkarıldı.

Elindeki pompalı tüfeği eski eşine doğrultarak dışarı çıkan A. G., ağabeyinin arabasına binerek bölgeden uzaklaştı.

Polislerin takip ettiği A. G., bir süre Antakya’nın sokaklarında dolaştıktan sonra araçtan inip kaçmaya çalışırken yakalandı.

A. G., emniyet müdürlüğüne götürülürken olayla ilgili soruşturma devam ediyor.

Jandarma Komutanlığı ekiplerinin organize suç örgütüne yönelik Hatay merkezli Adana, Gaziantep, Kilis, Mersin ve Kayseri’de düzenlediği eş zamanlı operasyonda 28 kişi gözaltına alındı.

Hatay Jandarma Komutanlığı tarafından, “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, örgüt faaliyetleri çerçevesinde eşyayı gümrük işlemlerine tabi tutmaksızın ithal etmek, suça konu eşyayı bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satın almak, satışa arz etmek, satmak, taşımak ve bu malzemeleri saklamak” suçlarını işlediği öne sürülen gruba yönelik operasyon başlatıldı.

Yaklaşık 3 ay süren çalışmalar sonucunda Hassa Cumhuriyet Savcılığı’nın talimatları doğrultusunda şüphelilerin yakalanmasına yönelik sabah erken saatlerde Jandarma özel harekat, komando ve jandarma birliklerinden oluşan 250 askeri personelin katılımıyla Hatay merkezli, Adana, Gaziantep, Kilis, Mersin ve Kayseri’de belirlenen adreslere eş zamanlı operasyon düzenledi.

Tespit edilen 31 şüpheliye ait 32 ikamet ve 9 iş yerine düzenlenen operasyonda örgüt elebaşının da aralarında bulunduğu 28 kişi gözaltına alındı.

Yapılan aramalarda 50 gram kubar esrar, gümrük kaçağı olduğu tespit edilen 856 paket sigara, 25 şişe içki, 3 şişe kaçak enerji içeceği, el telsizi, gece görüşlü dürbün, tabanca şarjörü ile alacak verecek hesabı bulunan 17 ajanda, 8 defter ve 85 sayfa not kağıdı ele geçirildi.

Operasyon kapsamında 3 zanlının yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi.

Bu arada aynı konuyla ilgili daha önce de 26 operasyon düzenlendiği ve gümrük kaçağı 311 bin 881 paket sigara, 48 litre içki ve 140 uyarıcı hap ele geçirildiği, bunların piyasa değerinin 1 milyon lira olduğu hatırlatıldı. 

Hatay’ın Yayladağı ilçesindeki 3. Hudut Tabur Komutanlığı’na bağlı Belengöz Hudut Karakolu yakınlarında askeri aracın devrilmesi sonucu, 1 uzman çavuş şehit oldu.

Alınan bilgiye göre, karakol çevresinde devriye görevi yapan zırhlı askeri araç, henüz belirlenemeyen bir nedenle kontrolden çıkarak şarampole devrildi. Araçtaki uzman çavuş Yusuf Bulgurcu (44) olay yerinde hayatını kaybetti.

Osmaniye’nin Kadirli ilçesi nüfusuna kayıtlı olduğu öğrenilen Bulgurcu’nun cenazesi, Yayladağı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan incelemenin ardından Adana Adli Tıp Kurumu’na gönderildi.

Kazayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi 

Gaziantep’te 1 derneğin düzenlediği yardım gecesine katılan Haluk Levent, unutulmaz şarkılarını Gaziantepliler ve maddi durumu kötü öğrencilerin burs alabilmesi için seslendirdi. Haluk Levent, belinden yaşadığı sağlık problemleri nedeniyle Kilis konserini iptal etmişti. Tam olarak iyileşmeyen Haluk Levent, ağrı kesiciler ve iğne ile Gaziantep konserini gerçekleştirdi.  Kamil Ocak Kapalı Spor Salonu’nda sevenlerinin arasında dolaşarak şarkılarını seslendiren Haluk Levent, küçük hayranlarıyla da düet yaptı.Konseri öncesi yaşadığı sağlık problemiyle ilgili hayranlarına bilgi veren Haluk Levent, “Ben iki gündür çok rahatsızdım. Kendimi eve kapattım. Bütün telefonları, hatta internetimi kapattım. Rahatsızlığım belimden. Belki lokal 1 baskın yapma durumu var. Dünkü Kilis konserini erteleme zorunda kaldım. Gaziantep konserini erteleme durumum varken Zülfikar Bey aradı ve dedi iki ‘Haluk ağabey nerde ise salonun hepsi doldu. Gelmezsen beni öldürürler.’ Ben dedim ki madem Gaziantep dinleyicimiz bu kadar istiyor kalktım geldim. Biliyorsunuz bu 1 yardım konseri. Burs verilecek birçok öğrenciye. Vallahi billahi kremler sürdüm belime. Ağrılar ve sızılarla karşınıza geldim” dedi.
Konser esnasında ısrarla kendisine ulaşmaya çalışan Eskort‘u fark eden Haluk Levent, hiç beklemediği 1 durumla karşılaştı. Orta yaşlı TIR şoförü, 13 yıl önce Ankara’da yolda zor durumda kaldığını ve Haluk Levent’in kendisine yardım ettiğini ifade ederek, Haluk Levent’e teşekkür etdi.

Açtığı ‘Erdoğan Demirören’ dosyası ile ilgili çarpıcı bilgiler paylaşmaya devam eden Taraf’tan Mehmet Baransu, bugünkü haberinde Demirören’in, kardeşlerinin mal varlıklarına da el koyduğunu yazdı. Kardeşlerin, Demirören’e gönderdiği mektupları yayınlayan Taraf’ın haberinde gayrimenkullerde ve şirkette sahte imzalı belgeler düzenlenerek servetin el değiştirildiği ifadelerine yer  verildi.

İşte Taraf’ın o haberi:

Erdoğan Demirören, ‘Arşimidis yöntemi’yle kardeşlerinin mal varlıklarına da el koymuş.

Genelkurmay ve MİT belgelerindeki iddialara göre cinayet ve gayrımüslimlerin mallarına sahte belgelerle el koymakla suçlanan işadamı Erdoğan Demirören’in ölen kız kardeşi Nurhan Aksoy’un ve diğer kardeşlerinin gönderdiği mektuplar da ortaya çıktı. Taraf’ın elinde ailenin yazdığı tüm mektuplar ve aile içi yazışmalar var. Bu mektuplardan en çok dikkat çekeni ise “Bu benim vasiyetimdir” notuyla üç kızına vasiyetini açıklayan kardeş Nurhan Aksoy’un yazdıkları. Aksoy vasiyetinin yanı sıra Erdoğan Demirören’e de 1 mektup göndermiş. Uğradığı haksızlıklardan yakınan kız kardeş Nurhan Aksoy, ağabey Demirören’e “Senin yüzünden kanser olacağım” demiş.

Hisseleri ele geçirdin

Bu mektubun ardından kanser olan Aksoy, 15 Mayıs 2008 tarihinde hayata gözlerini yummuş. Teşvikiye Camii’nden cenazesi kaldırılan Aksoy’un cenaze törenine kendisine haksızlık yapan Erdoğan Demirören de katılmış.

Bugün sizlerle üç mektup paylaşacağız. Bu mektuplardan önce şunu belirtelim. Dede Demirören’in 1966 yılında kurduğu Kolaylık Oto adlı şirket ölümünün ardından beş kardeşe kalmış. Ancak Erdoğan Demirören şirketin adını Oto Kolaylık yaparak zaman içerisinde tüm hisseleri kendi üzerine geçirmiş. Aile mektuplarında yazılanlara bakılırsa hem şirkette hem gayrimenkullerde sahte imzalar, belgeler düzenlenerek servet el değiştirilmiş. Mağdur olan aile üyelerinden biri geçtiğimiz günlerde yapıverdikları incelemenin ardından Erdoğan Demirören’in “veraset ilamı” almadan bu işlemleri yapıverdirdıklarını belgelemiş. Miras davası yakında mahkemeye taşınacak. Veraset ilamı olmadan işlemler yapıldığı için ilgili tüm devlet görevlilerinin de yargılanması istenecek.

İşte ailenin Erdoğan Demirören’e yazdığı o mektuplardan bazıları ve Nurhan Aksoy’un el yazılı vasiyeti.

“Tüm Türkiye gerçek yüzünü görecek”

“Senelerce benim, benim yetim çocuklarımın haklarını yediniz. Çocuklarıma 10 milyon maaşı bile çok gördünüz. Onları senelerce kapınızda dilenci yapıverdinız. Benim babamdan kalan mallarımın, nakit paranın, hanların toplam değeri 10 milyar mı ki ben hala 500 milyon maaş alıyorum. Bugün bankaya 10 milyar yatıran herkes bu parayı faiz olarak zaten alıyor. 31 senilik kader birliğimizin değeri bu mu? Şayet Şükrü Bey durağı ile hak paylaştığımızı düşünüyorsanız, oradaki dairenin ne kadar ettiğini iyice 1 araştırın.

Sizden bize geçen sadece 6 milyar. Bizden size geçen trilyonlar. Verdiğiniz arsayı unuttum. Hemen sizlere iade edebilirim. Yeşil saha ne satılabiliyor ne de para ediyor. Zaten para etseydi bize verir miydiniz? Sus payı olarak bağış ettiklerinizin hepsini sizlere iade edeceğim. Bundan sonra asla beni avutamazsınız.

Senelerce tüm haklarımızı gaspettiniz. Bizim haklarımızı sahte imzalarla sıfıra indirdiniz. Sahte imzalarla bizleri yönetim kurullarından çıkardınız. Sahte sermaye artışlarıyla hisselerimizi üzerlerinize geçirdiniz. Tüm hisselerimizin belirli olarak dağıtılmış olduğu, hepimizin ortak olduğu, YAPSAN şirketlerini oyunlarla iflas ettirdiniz. Hisselerimizi imha ettiniz. Bu arada sizler Kolaylık Oto’nun kasasından çıkan nakit paralarla, günlük nakit hasılatlarla, hisse senetleri ve arazilerimize koyduğunuz ipoteklerle, hanlarımızı teminat olarak göstererek, kullandığınız banka kredileri ile, 1968 senesinde piston fabrikasını kurdunuz. 1970 senesinde Milangaz’ı aldınız. Servetinize servet kattınız. Sizler servetlerinizi kurarken, bizim arazilerimiz, hanlarımız değerliydi. O zaman mallar, paralar, hanlar size sermaye olurken değerliydi. Bizler güya ortaktık. Her şeye bizler de ortak yapılacaktık.

Senelerce maaşlarımıza, istediklerimize hiç itiraz etmediniz. Meğerse bugünleri hazırlıyormuşsunuz. Pusuya yatıp, sinsice oyunlar kuruyor, paralarımızın, haklarımızın, gasp edilmesinin en ucuz yollu kurtuluşunun hesaplarını yapıyormuşsunuz. Aferin sizlere. Sizler kazandınız.

Aferin sizlere. Ne erkeklermişsiniz.

Senelerce kaldıramadığınız ipotek ve hacizler yüzünden arazilerimiz heba oldu. Ben torunlarımı hala nasıl okutabilirim diye düşünüyorum. Maaşımı artırması için Yıldırım’ın ayağına gidiyorum. Senelerce çocuklarımla anamın yanına sığındım. Çocuklarıma üç kuruşun sorunsını çektirdim. Çocuklarımı senelerce sizlerin o kirli ellerine muhtaç ettim. Adam gibi yaşamak varken süründüm.

Sana başka hangisini anlatayım ki. Ben senelerce sıkıntı, zorluk içinde, hiç hakkım olmayan çileyi çekerken 1 gün isyan etmedim. Kanuni yollara müracaat etmedim. Canlarım, bağlarım, kanlarım dedim ve sabrettim. Sizlere inanmanın bedeli sokağa atılmak mı? Hayat boyu çile çekmek mi? Benim çocuklarım da Şükrü Bey’in torunları değil mi?

O Ergin’e (Kardeş Demirören) de söyle dua etmesin. Benimle helalleşmeden hiç1 duası kabul olmaz. Allah huzurunda kul hakkı yiyenin yeri olmaz. O günde 2000 rekat namaz kılsa da kul hakkım onda kaldıkça asla huzur bulamaz. Sahte imzalarla haklarımızı üzerine geçirirken nerdeydi o inancı. 1 de şimdi utanmadan fetva veriyor. Nerede kaldı onun dürüstlüğü, nerede kaldı onun babalığı?

Demirören olmak sizlere hiç yakışmadı. Demirören erkeklerine kadın parası çalmak hiç yakışmadı. Hiç vicdanınız yok mu anlayamadım. Acaba biz gerçekten ortaklığa layık değil miydik? Kader birliğimizin sonu sokağa atılmak mı?

Bildiğim tek 1 şey var. Hiç birinize hakkımı helal etmiyorum. Ne paranızda ne pulunuzda gözüm var. Her şey sizlerin olsun.

Ama şunu asla aklınızdan çıkarmayın. Benim öksüzlerimin hakkı kimsede kalmayacak. Bütün Türkiye yakında hepinizi çok yakinen gerçek yüzlerinizle tanıyacak. Bundan sonra benim hesabım sadece tanrıyla.

Senin fabrikan hiç1 zaman huzurla para kazandırmıyor, kazandırmayacakta.

Bana senelerce çektirdiklerinizi ödemeye artık sizlerin parası yetmez. Nasıl para için bize bu kadar kolay ihanet ettiniz. Nasıl bu kadar ucuza bizi sokağa attınız? Nasıl bu kadar kolay hak yiyebildiniz? Nasıl bizi bu kadar sene kandırabildiniz? Nasıl her şeyi bizden saklamayı başarabildiniz? Nasıl da yetimlerimin hakkını boğazınızdan geçirebildiniz? Nasıl da beni bu kadar kötü insan edebildiniz?

Sizlere güvenmekle neler öğrenmişim değil mi? Eserinizle gurur duyun artık. Ben de sizin gibi hiç kimselere, öncelikle sizlere acımayacağım. Çok yakında tüm basında, sizi, diğer size inananlarla karşı karşıya getireceğim. İtibarınızı ben o zaman göreceğim. Gerçek yüzünüzle, o zaman tanıyacak insanlar sizi işte.

Bizim ne kadar mert olduğumuz o zaman anlayacaklar işte….

İnşallah benim çektiklerimin cezasını Allah gene de sizlere çok fazla ödettirmez. Allah inşallah sizleri bana muhtaç etmez. Allah inşallah kul hakkı helalleşmesi durumunda sizleri benim karşıma getirmez. Ben çocuklarım bile sizler kadar sevmemiştim. Düşünmemiştim, kollamamıştım. Vicdanen 1 tek buna yanıyorum. Nurhan Aksoy.” (NOT: Bu mektubun aslı çok uzundu. Kısaltarak verdik. Taraf)

Vasiyetname:

Nurhan Aksoy üç kızına vasiyetini el yazısıyla bırakıyor.

Bu benim vasiyetimdir.

Sevgili yavrularım. Ben sizlere çok haksızlık yapıverdim senelerdir. Kardeşlerime verdiğim bilimum açık vekaletlerle dedenizden bana dolayısıyla sizlere kalan tüm mallarımı, menkul ve gayri menkullerimi dayılarınıza yani Demirören erkeklerine teslim ettim. Otuz senedir yapılan haksızlıkların evraklarını sizlere teslim ediyorum. (Bu evrakların tamamı Taraf’ta)

Haklarımın nasıl onlar tarafından sahte imzalarla yok edildiğini onların haciz ve ipotekleriyle nasıl ziyan olduğunu verdiğim evraklarda göreceksiniz. Her şey Kolaylık Oto ile başlayıp o zaman dahi sahtekarlık yapıp Oto Kolaylığa çevrildi. Babamdan kalan paraları, hanları piston fabrikasının hisselerini 1971 senesinde kurulan gaz şirketlerinin hisselerini kendi üzerlerine geçirmelerini affetmiyor, dolayısıyla haklarımı dayılarınızdan aramanızı istiyorum. Vasiyetimdir.”

Tehdit sonucu yalıyı verdi

Taraf ’ın elinde Bilgin ve Ergin Demirören kardeşlerin ağabey Erdoğan Demirören’e yazdıkları üç sayfalık 1 mektup daha var. Mektupta 1969 yılından sonra tıpkı kız kardeşler gibi yaşanılan olaylar anlatılıyor. Mektubun sonunda ise malların 1 bölümü verilmezde mahkeme yoluna gidileceği tehditi Erdoğan Demirören’e iletiliyor.

“Bu mektuba 27 Şubat 2004 tarihine kadar cevap alınmazsa hukuk ve mahkeme yoluna gidilecektir” denen mektubun ardından Erdoğan Demirören, Anadolu Hisarı’nda Lacivert Restorant’ın yakınındaki yalıyı kardeşlerin üzerine yapıyor. Konu kapatılıyor.

taraf1-003.jpg

taraf2-003.jpg

taraf3-001.jpg

Taraf